Ramazan'da tarih ve kültür sohbetleri
Kültür Tarihçilerimizden Dursun Gürlek, Ramazan boyunca Pendik sahilindeki etkinlik çadırında Pendiklilerle buluşuyor. Değerli konuklarıyla tarihe, kültüre, sanata, medeniyete dair ibret verici bilgi ve olayları konuşan Gürlek’in söyleşilerine tüm Pendikliler davetli.
Dursun Gürlek, Pendik sahilindeki etkinlik çadırında her akşam değerli bir ismi konuk ediyor. Konuklarıyla birlikte tarihin tozlu yaprakları arasında gözden kaçmış, unutulmuş ilgi çekici anekdotları ele alan Dursun Gürlek, sıcak bir sohbet ortamında birikimlerini paylaşıyor. Dursun Gürlek’in Ramazan programındaki ilk konuğu ise ünlü düşünür Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç oldu. Sosyoloji profesörü Ümit Meriç ile tarih ve kültür merkezli bir söyleşi yapan Dursun Gürlek, yine birçok anekdot anlattı. Gürlek’in bir sonraki konuğu ise Tarih Öğretmeni Süleyman Zeki Bağlan idi. Ramazan etkinlik çadırında düzenlenen söyleşi akşamları, Ramazan boyunca yeni konuklarıyla Pendiklilerle buluşmaya devam edecek.
Dursun Gürlek’ten cehalet üzerine bir anekdot:
İmam-ı Âzam’ın iki büyük talebesi var, biri İmam-ı Muhammed, diğeri İmam-ı Ebu Yusuf. Ebu Yusuf Hazretleri meşhur Abbasi Halifesi Harun Reşid’in şeyhulislamı idi. Bu dünyaca ünlü Halife Harun Reşid,İmam-ı Ebu Yusuf hazretlerine büyük bir saygı duyuyormuş. Bir gün Halife, Ebu Yusuf Hazretleri’ne bir soru sormuş. Ebu Yusuf Hazretleri demiş ki; “Beni affediniz, bilmiyorum.” Birinci vezir hemen müdahale etmiş; “Ya imam, Halife efendimizin sualine karşılık nasıl bilmiyorum dersiniz. Halife efendimiz size şu kadar maaş veriyor” deyince İmam-ı Ebu Yusuf Hazretleri gülümsemiş. “Halife efendimiz o maaşı benim bildiklerime karşılık veriyor, eğer bilmediklerim için de maaş verecek olsaydı hazinesinde para kalmazdı.”
Demek ki ne kadar âlim olursak olalım, bilmediğimiz şeyler de var. Bunu söylerken sakın yanlış anlamayın, ben âlim falan değilim. Cehaletimin son derece farkındayım. Bununla da iftihar ediyorum efendim.
Yine bir gün İmam-ı Ebu Yusuf ve hocası İmam-ı Âzam evine gidiyorlarmış. Eve vardıklarında bir ayağı eşiğin içinde, bir ayağı eşiğin dışında sohbete başlamışlar. Ayaküstü o kadar konuşmuşlar, sohbet etmişler ki, bir ara kulağına ezan sesi gelmiş. Meğer sabah olmuş, sabah ezanı okumuş. Konuş konuş bitmiyor. Gerçek manada âlimin ve ârifin sohbeti böyledir. Biz onlara doyamıyoruz.
Söyleşiler Ramazan ayı boyunca Cuma ve cumartesi günleri hariç her gün Ramazan etkinlik çadırında yapılmaktadır. Programlar teravih sonrası başlamaktadır.